Bir zamanlar, yemyeşil doğası ve samimi insanlarıyla tanınan küçük bir kasabada Begüm adında neşeli ve meraklı bir kız yaşardı. Begüm’ün en büyük hayallerinden biri, bir gün prenses gibi bir düğünde bulunmak ve en sevdiği ablası Şeyda’nın gelin olduğunu görmekti. Şeyda, Begüm için sadece bir abla değil, aynı zamanda en iyi arkadaşıydı.

Bir sabah Begüm, annesinden heyecanla şu haberi aldı:
“Begümcüğüm, Şeyda ablan evleniyor!”

Begüm sevinçle zıpladı, ellerini çırptı ve “Gerçekten mi? Prenses gibi mi olacak?” diye sordu. Annesi gülümsedi: “Evet tatlım, beyaz bir gelinlik giyecek ve sen de ona yardım edeceksin.”

👰 Düğün Hazırlıkları Başlıyor

Düğün günü yaklaştıkça evde büyük bir telaş vardı. Herkes koşturuyor, hazırlıklar birbiri ardına yapılıyordu. Begüm ise ablasına destek olmanın heyecanı içindeydi. Şeyda ile birlikte gelinlik provasına gittiler. Beyaz, zarif dantel işlemeli bir gelinlik seçtiler. Begüm, “Tıpkı masallardaki gibi oldun,” dedi hayranlıkla.

Daha sonra çiçek buketleri hazırlandı. Begüm, lavanta ve papatyalardan oluşan küçük bir buketi kendi elleriyle yaptı. Ardından düğün pastası için tatlı bir deneme süreci başladı. Çilekli mi olsun, çikolatalı mı? Begüm her çeşitten tatmak isteyerek bu konuda “en istekli danışman” oldu.

🎉 Düğün Günü Geliyor

Nihayet büyük gün geldi. Sabah güneşli ve sıcacık bir şekilde doğdu. Begüm sabah erkenden uyanarak hemen ablasının yanına koştu. Şeyda, aynanın karşısında gelinliğini giyiyordu. Begüm, çiçekli taçları Şeyda’nın saçına yerleştirmeye yardım etti.

“Begüm, seninle bu anı paylaşmak benim için çok değerli,” dedi Şeyda. Begüm’ün gözleri parladı, “Ben de çok mutluyum,” dedi duygulanarak.

🌸 Düğün Töreni Başlıyor

Düğün töreni, kasabanın büyük çiçekli bahçesinde yapıldı. Her yer papatyalar, güller ve renkli süslerle donatılmıştı. Neşeli bir müzik eşliğinde konuklar geldi. Begüm, düğünün çiçek kızı olacaktı! Elinde küçük beyaz bir sepetle yürüyüş yoluna çıktı ve yere pembe çiçek yapraklarını serpti.

Tüm davetliler hayranlıkla izledi. “Ne kadar zarif bir çiçek kız olmuş,” dediler. Begüm, yürürken kendini gerçekten prenses gibi hissetti.

💃 Dans ve Eğlence

Törenin ardından eğlenceli anlar başladı. İlk dansı Şeyda ve eşi yaptı, sonra herkes pistte yerini aldı. Begüm, ablasıyla birlikte dans etti, gülüp eğlendi. Müzikler, kahkahalar ve mutluluk dolu bir atmosfer vardı. Şeyda, küçük kız kardeşini kucağına aldı ve fısıldadı:

“Senin varlığın bu günü daha da güzel yaptı.”

🎂 Düğün Pastası

Gece ilerledikçe gözler düğün pastasına çevrildi. Üç katlı, beyaz çiçeklerle süslenmiş, çilekli bir pasta ortaya çıktı. Şeyda ve eşi birlikte pastayı keserken Begüm de yanlarındaydı. Onlara yardım etti, tabaklara ilk dilimleri koydu. Misafirler pastanın tadına bayıldı.

🌙 Günün Sonu

Düğün bittiğinde, Begüm çok yorgundu ama çok da mutluydu. Eve dönerken annesinin elini tuttu ve “Anneciğim, bu hayatımın en güzel günüydü,” dedi. Annesi ona sarıldı, “Birlikte paylaştığımız her an değerlidir,” dedi.

O gece Begüm, rüyasında prenses gibi giyinmiş, renkli bir düğün bahçesinde çiçekler serptiğini gördü.

🌟 Sonuç

Bu masal, çocuklara aile bağlarının gücünü, paylaşmanın güzelliğini, ve özel anların birlikte yaşanmasının değerini öğretir.
Begüm’ün ablası Şeyda’nın düğününde yaşadığı anılar, sadece bir düğün günü değil, birlikte büyümenin, sevgiyle bağlı olmanın da ifadesidir.

Masal, 3–8 yaş arası çocuklar için uygundur ve duygusal gelişimi destekleyen, pozitif sosyal değerler aşılayan bir içerik sunar.