Ela, 7. yaşına basacağı gün sabah erkenden gözlerini açtı. Bugün özel bir gündü! Evin her köşesi balonlarla süslenmişti, pasta kokusu mutfağı sarmıştı ve Ela’nın heyecandan yerinde duramayan kalbi göğsünde sevinçle çarpıyordu.
Annesi odasına girip saçlarını taradı, güzel pembe elbisesini giydirdi. Ela aynaya bakınca kendini prenses gibi hissetti.
Bugünkü planı çok netti: arkadaşları gelecek, birlikte oynayacak, pasta keseceklerdi. Ama bir kişi (ya da şey) daha bu günü unutmayacaktı: Ela’nın en sevdiği oyuncakları…
🎁 Sürpriz Kutudan Sihirli Başlangıç
Ela’nın odasında büyük, renkli bir oyuncak kutusu vardı. İçinde peluş ayısı Puffy, konuşan bebek Melis ve ışıklı robot Zıp Zıp duruyordu. Oyuncaklar Ela’nın doğum günü için özel bir sürpriz planlamışlardı.
Çocuklar odaya doluştuğunda Ela hepsini kutunun başına çağırdı.
“Bakın! Bugün oyuncaklar bile doğum günümü kutlamak istiyor!” dedi gülerek.
Tam o sırada kutu ışıltılar yaymaya başladı. Rengârenk bir ışık gökyüzüne uzandı, odadaki tüm çocuklar bir anlığına sessizleşti.
Ve… vıııınn! Kutunun içinden bir hortum gibi dönen renkli bir geçit belirdi ve çocuklar – Ela, Pelin, Toprak – kendilerini bir anda bambaşka bir dünyada buldular: Oyuncaklar Ülkesi!
🧸 Oyuncaklar Ülkesi’nde İlk Adımlar
Etraflarında uçan trenler, dev LEGO kaleleri, şarkı söyleyen bebekler ve zıplayan peluş hayvanlar vardı. Her şey sanki bir rüyadan çıkmış gibiydi.
Puffy yavaşça konuşmaya başladı:
“Hoş geldiniz, Oyuncaklar Ülkesi’ne! Bugün burada sadece eğlenmeyeceksiniz, aynı zamanda büyük bir sorunu çözmeye çalışacaksınız.”
“Ne sorunu?” dedi Toprak.
Zıp Zıp zıplayarak açıkladı: “Ejderha Doni adında biri, tüm oyuncakları kendine sakladı. Kimse paylaşamıyor, herkes üzgün. Yardımınıza ihtiyacımız var!”
Ela liderlik ruhunu hemen gösterdi:
“Peki. Ne yapmamız gerekiyorsa yaparız!”
🐉 Paylaşmayan Ejderha Doni ile Tanışma
Çocuklar ve oyuncak dostları, Doni’nin yaşadığı Kale Kulesi’ne doğru ilerlediler. Kuleye yaklaştıklarında, dev bir peluş ejderha olan Doni, onları tepeden izliyordu.
“Ne istiyorsunuz? Tüm oyuncaklar benim! Kimseyle paylaşmam!” diye kükredi.
Pelin hafifçe geri çekildi ama Ela cesaretle öne çıktı:
“Merhaba Doni. Oyuncaklar herkesindir. Oynamak ve paylaşmak birlikte daha eğlencelidir!”
Doni iç çekti. “Ama ben bir kere bir oyuncak verdim, kırdılar. O yüzden hepsini saklıyorum.”
Melis’in sesi incecikti ama mesajı büyüktü:
“Paylaşmak demek sadece vermek değildir. Anlayış göstermek, birlikte çözüm üretmek demektir.”
Toprak bir öneri getirdi: “Birlikte oyun oynayalım. Eğer eğlenmezsen, haklısın dersin. Ama eğlenirsek, oyuncakları paylaşmamız gerektiğini anlarsın.”
Doni kabul etti. “Tamam. Ama sadece bir oyun!”
🎠 Oyun Başlıyor: Paylaşma Parkuru
İlk oyun “Paylaşma Parkuru” idi. LEGO taşlarıyla yapılmış engeller, dev kaydıraklar ve iş birliği gerektiren bulmacalar vardı.
- Ela ve Doni bir takım oldu.
- Pelin ve Puffy diğer takım.
- Toprak ve Zıp Zıp üçüncü takımda.
Oyun boyunca Doni’nin kahkahaları göğe yükseldi. Bir bulmacayı Ela’yla birlikte çözünce sevindi:
“İkimiz de farklıyız ama birlikte daha güçlüyüz!” dedi.
Oyunun sonunda Doni duygulandı:
“Sanırım paylaşmak düşündüğüm kadar korkunç değilmiş…”
🎂 Doğum Günü Sürprizi – Gerçek Pasta ve Duygular
Çocuklar ve oyuncaklar hep birlikte Oyuncaklar Ülkesi pastasını kestiler. Doni, ilk dilimi Pelin’e uzattı. Pelin gözyaşlarını saklayamadı. “Ben bugün kıskandım Ela’yı… Ama şimdi anlıyorum ki arkadaşlık en güzel hediye.”
Ela sarıldı ona: “Birlikte olunca her şey daha güzel!”
Paylaşınca Renklenir Hayat
Doni, Oyuncaklar Ülkesi’ni paylaşarak yeniden canlandırdı. Trenler çalıştı, bebekler şarkı söyledi, LEGO kaleleri ışık saçtı. Çocuklar mutlulukla gerçek dünyaya döndü.
Ela’nın oyuncak kutusu artık biraz daha parlak görünüyordu. Çünkü içindeki dostluk sadece oyuncağa değil, kalplere de yansımıştı.
Ela yatağına uzandığında gözlerini kapatmadan önce mırıldandı:
“Bugün en güzel doğum günümdü. Çünkü en büyük hediye paylaşmayı öğrenmekti.”