Bir varmış bir yokmuş…
Uzak diyarlarda, yemyeşil ormanların ortasında, kocaman ve meraklı bir ayı yaşarmış. Bu ayının adı Bozo’ymuş. Bozo, ne nehirde balık tutar ne de meyve toplarmış. O sadece balla karnını doyurmayı severmiş. Sabahları uyanır uyanmaz, ormanda dolanır ve ağaçlardaki arı kovanlarını ararmış.
Günlerden bir gün, Bozo her zamanki gibi karnı aç bir şekilde ormanda yürüyormuş. Derken, uzaklardan güzel bir çiçek kokusu almış. “Hmm… Bu koku tanıdık! Demek ki yakınlarda bir kovan var!” demiş kendi kendine.
Kokuyu takip ederek bir ağacın dibine kadar gelmiş. Gerçekten de orada, kocaman bir arı kovanı varmış. Kovanın etrafında yüzlerce küçük arı uçuşuyor, bir düzen içinde çalışıyorlarmış.
Bozo, hemen ağaca tırmanmış ve pat diye kovanı aşağı düşürmüş. Arılar korkuyla etrafa dağılmış. Bozo ise hiç düşünmeden balı yemeye başlamış.
Ama bu sefer işler biraz farklıymış…
Arıların Öfkesi
Kovanın içindeki Kraliçe Arı, Bozo’nun kovanlarına zarar verdiğini görünce çok üzülmüş. Diğer arılarla hemen bir toplantı yapmış:
🧚♀️ Kraliçe Arı: “Sevgili arılar, bu böyle devam edemez. Bozo her gün bir kovana zarar veriyor. Biz sadece doğa için çalışıyoruz. Bir çözüm bulmalıyız!”
Arılar bir plan yapmışlar. Bozo’nun bal bulamayacağı bir sabah, ormanın derinliklerinde ona küçük bir sürpriz hazırlamışlar.
Sürpriz Dersi
Ertesi sabah Bozo uyanmış, yine bal hayaliyle dolaşmaya başlamış. Ama ne kadar uğraşsa da hiçbir yerde kovan bulamamış. Sonunda yorulmuş, bir ağacın dibine oturmuş ve:
🐻 Bozo: “Ahh! Bugün hiçbir bal yok! Karnım da çok aç…”
Tam o sırada, karşısına minicik bir arı çıkmış. Adı Pırıltı’ymış. Cesur ve bilge bir arıymış.
🦟 Pırıltı: “Merhaba Bozo! Seni izliyorduk. Bu sabah sana küçük bir ders vermek istedik.”
Bozo şaşırmış. Bir arı onunla konuşuyor, hem de hiç korkmadan!
🐻 Bozo: “Ders mi? Ben sadece açım! Neden bal yapmıyorsunuz?”
🦟 Pırıltı: “Çünkü sen bizim evlerimizi yıkıyorsun. Biz arılar sadece bal üretmeyiz. Doğadaki çiçekleri çoğaltır, meyve ve sebzelerin oluşmasını sağlarız. Eğer biz olmazsak, doğa da olmaz.”
Bozo ilk defa bu kadar ciddi düşünmüş. Şaşkın bir şekilde sormuş:
🐻 Bozo: “Siz olmadan doğa olmaz mı?”
Doğanın Sessiz Kahramanları
Pırıltı, Bozo’yu bir yolculuğa çıkarmış. Onu çiçeklerin arasında uçurmuş, küçük polenlerin nasıl taşındığını göstermiş. Ardından meyve ağaçlarını ziyaret etmişler.
🦟 Pırıltı: “Bak Bozo, şu elma ağacının meyveleri… Biz polen taşıdığımız için büyüdüler. Eğer biz olmasaydık, bu ağaç meyve vermezdi. Orman aç kalırdı.”
Bozo etrafına bakmış. Sincaplar, kuşlar, geyikler… Hepsi meyvelerle besleniyor, çiçeklerin güzelliğiyle mutlu oluyormuş.
🐻 Bozo: “Demek ki… siz doğanın gizli kahramanlarısınız. Ben sadece kendi açlığımı düşünmüşüm.”
Barışma Zamanı
O günden sonra Bozo değişmeye karar vermiş. Arıların yuvalarını artık dağıtmamış. Aksine, onlara yardım etmeye başlamış. Uygun yerlere yeni kovanlar taşımış, çiçeklerin çoğalması için tohum taşımış.
Arılar da bu dostça davranışa kayıtsız kalmamışlar. Pırıltı ve arkadaşları Bozo’ya özel bir kovan yapmışlar. İçinde taze bal bulunan bu kovandan sadece Bozo faydalanabiliyormuş. Ama bir şartla: Bozo önce ormana faydalı bir iş yapacakmış!
Bozo bu kuralı çok sevmiş. Çünkü artık ormanı daha iyi tanıyor, tüm canlılara saygı duyuyormuş.
Bir Kahraman Ayı
Orman halkı da Bozo’nun bu değişimini fark etmiş. Eskiden yalnız bir ayı olan Bozo, şimdi herkesin yardımına koşan bir kahraman olmuş. Sincaplara yuva taşıyor, kirpilerin yolunu temizliyor, hatta bazen küçük kuşlarla şarkılar söylüyormuş.
Ve her akşam, arı dostlarıyla birlikte kovanın yanında oturup, gün batımını izliyormuş. Arılar vızıldarken Bozo gülümsermiş.
🐻 Bozo: “Artık biliyorum. Doğadaki her canlı, büyük ya da küçük, çok önemli. Birlikte olursak, orman daha güzel olur!”
Masalın Sonu Ama…
Ve işte böylece, aç gözlü bir ayının, doğayı tanıması ve ona dost olmasıyla başlayan bu hikâye, dostluk ve çevre sevgisiyle sona ermiş.
Çocuklar, siz de doğayı sevin, arıları koruyun ve her canlının görevini hatırlayın. Çünkü doğa, hep birlikte güzeldir 🌱🌸🐝