Bir varmış, bir yokmuş.
Güzel bir çiftlikte, büyük bir göletin kenarında, minik bir kulübe içinde yaşayan nazik bir anne ördek varmış. Günlerden bir gün, anne ördek sabırsızlıkla kuluçkaya yattığı yumurtalarının çatlamasını bekliyormuş. Bahar yavaş yavaş gelirken doğa uyanmış, kuşlar ötmeye, çiçekler açmaya başlamış.

Anne ördek, “Artık vakti geldi,” demiş içinden. Ve gerçekten de o sabah, güneş doğarken, yumurtalar birer birer çatlamaya başlamış.

“Çat! Çat!”
Birinci, ikinci, üçüncü… küçük sarı civcivler dışarı fırlamış. Cıvıldaşarak annelerinin etrafında koşmaya başlamışlar.

Fakat son yumurta, diğerlerinden çok daha büyükmüş. Anne ördek merakla beklemiş. Günler geçmiş, yumurta hâlâ çatlamamış. Nihayet bir sabah, “Çırrtt!” diye çatlamış ve içinden gri tüyleriyle kocaman, diğerlerinden çok daha farklı bir yavru çıkmış.

Küçük civcivler ve çiftlikteki diğer hayvanlar bu yavruya şaşkınlıkla bakmış.

“Bu da ne böyle?!”
“Ne kadar çirkin bir yavru!”
“Gerçekten ördek mi bu?”

Anne ördek, yavrusunun farklı olduğunu fark etmiş ama onu en az diğer yavruları kadar sevmiş. “Her canlının değeri dış görünüşünde değil, yüreğindedir,” demiş.

Ancak zaman geçtikçe diğer hayvanlar ve hatta bazı kardeşleri bile onunla alay etmeye başlamış.
“Çirkin ördek yavrusu! Senden hiçbir şey olmaz!”
Her gün bu sözleri duyan yavru ördek çok üzülmüş. Bir gün ağlayarak annesine gitmiş:

“Anne, neden böyleyim? Neden kimse beni sevmiyor?”

Annesi: “Senin kalbin tertemiz, yavrum. Sen özelsin ama herkes bunu hemen anlayamaz.”

Yine de, dışlanmaya ve incitici sözlere dayanamayan küçük yavru, bir gece gizlice çiftlikten ayrılmaya karar vermiş.

Zor Yolculuk ve Sabır

Çirkin ördek yavrusu yollara düşmüş. Önce bataklıklardan geçmiş, sonra yüksek otların arasından yürümüş. Gece soğuk, gündüz açlıkla mücadele etmiş. Karşılaştığı hayvanlar onu görünce gülmüş, kimisi kaçmış, kimisi ilgisizce bakmış.

Bir gün büyük bir göletin kenarına gelmiş. Orada yaşayan yabani ördekler onu da aralarına almak istememiş.
“Sen ne biçim ördeksin böyle?”
“Bizimle yüzemezsin!”

Gri yavru sessizce kenara çekilmiş. Kış yaklaştıkça soğuk iyice bastırmış. Göletler buz tutmuş. Zavallı yavru, karlar altında bir kulübeye sığınmış. Kulübede yaşlı bir kadın, kedi ve tavuk yaşıyormuş. Kadın onu beslemiş, biraz iyileşmiş ama kedi ve tavuk onun farklı oluşundan rahatsız olmuş.

Kedi: “Ne miyavlıyorsun ne yumurtluyorsun, sen nesin ki?”

Tavuk: “Bir işe yaramıyorsan neden buradasın?”

Bu sözler yavrunun canını yakmış. Kulübeyi terk edip yeniden ormana dönmüş.

Baharın Mucizesi

Aylar geçmiş, bahar gelmiş. Güneş yüzünü göstermeye, çiçekler açmaya başlamış. Küçük ördek yavrusu, bir göletin kenarına gelmiş. Gökyüzünde süzülen beyaz kuğuları görmüş. Zarafetleriyle, özgürce uçan bu kuşlara hayran kalmış.

“Ah, ne kadar güzeller… Keşke ben de onlar gibi olsaydım,” diye iç geçirmiş.

Kuğular suya inmiş. Yavru ördek korkarak suya yaklaşmış. Kendini suya eğip baktığında şaşkınlıktan gözlerine inanamamış. Artık gri ve çirkin bir yavru değilmiş. Gagası düzgün, tüyleri bembeyaz, boynu zarifçe uzanmış.

O bir kuğuymuş!

Bunca zaman çirkin sanılan yavru aslında bir kuğu yumurtasından çıkmış. Yanlışlıkla ördeklerin yuvasına düşmüş.

Gerçek Kimliğini Bulmak

Diğer kuğular onu yanlarına çağırmış. “Gel güzel kardeşimiz,” demişler. “Sen bizimlesin.”

İlk kez birileri ona sevgiyle yaklaşmış. O kadar mutlu olmuş ki gözleri dolmuş. “Ben hep yalnız kaldım. Sadece farklıydım,” demiş.

Kuğular ona sarılmış. “Farklılık güzelliktir,” demiş en yaşlı kuğu. “Sen şimdi gerçek yerindesin.”

Geri Dönüş ve Kabul Görmek

Birkaç hafta sonra, kuğularla birlikte uçarken doğduğu göletin üzerinden geçmiş. Gölet kenarına inmiş. Tüm hayvanlar başlarını kaldırıp bu zarif kuğulara hayran hayran bakmış.

“Ne güzel kuşlar!”
“Şuna bakın! Ne kadar zarif!”

Birden biri: “Bu… bu bizim çirkin ördek yavrusu değil mi?”

Küçük kuğu hafifçe gülümsemiş. İçinden: “Ben hiç çirkin değildim. Sadece farklıydım ve doğru zamanımı bekliyordum,” demiş.

Artık onu küçümseyen hayvanlar başlarını öne eğmiş. Ama o kimseye kırgın değilmiş. Çünkü içindeki sevgi onu daha güçlü kılmış.

Masalın Öğretici Mesajı

Ve işte böylece, bir zamanlar dışlanan, hor görülen yavru, gerçek kimliğini bulmuş ve güzelliğini tüm dünyaya göstermiş.

Masalın sonunda bizlere şu mesajı bırakmış:

➡️ Gerçek güzellik, zamanla ortaya çıkar. Dış görünüş aldatıcı olabilir. Asıl önemli olan, kalbin güzelliği ve sabırla kendi zamanını beklemektir.