Bir varmış, bir yokmuş. Küçük bir kasabada, kitap okumayı çok seven Sena adında bir kız yaşarmış. Sena’nın en büyük hayali, okuduğu kitaplarda geçen maceraları bir gün kendisi de yaşayabilmekmiş. Annesi ve babası, Sena’ya her zaman yeni kitaplar alır ve onun hayal gücünü desteklerlermiş.
Sena’nın odası, rengârenk kitaplarla doluymuş. Her gün bir kitap okur ve ardından gözlerini kapatıp kendini kitabın içinde hayal edermiş. Bir gün, Sena sihirli bir kitap bulmuş. Kitabın kapağı altın işlemelerle süslüymüş ve üzerinde “Hayal Dünyası’na Açılan Kapı” yazıyormuş.
Sena, heyecanla kitabı açmış ve sayfaları çevirmeye başlamış. Birdenbire, kitap odasında parlak bir ışık yayılmış ve Sena kendini bambaşka bir dünyada bulmuş. Bu dünya, okuduğu tüm kitapların birleşimi gibiydi: Ormanlar, kaleler, denizler ve gökyüzünde uçan ejderhalar vardı.
Sena, hayranlıkla etrafına bakarken, bir ses duymuş: “Hoş geldin, Sena! Ben Hayal Dünyası’nın koruyucusu Baykuş Bilge. Senin gibi hayal gücü yüksek birini burada görmek ne güzel!” demiş. Sena, Baykuş Bilge’ye teşekkür etmiş ve maceralara atılmak istediğini söylemiş.
İlk Macera: Sihirli Orman
Baykuş Bilge, Sena’yı sihirli ormana götürmüş. Ormanda konuşan hayvanlar, yürüyen ağaçlar ve parlayan çiçekler varmış. Sena, küçük bir sincapla tanışmış. Sincap, “Benim adım Fındık. Ormanın derinliklerinde kaybolmuş bir arkadaşım var. Onu bulmamıza yardım eder misin?” demiş. Sena, hemen kabul etmiş.
Sena ve Fındık, ormanın derinliklerine doğru ilerlerken çeşitli maceralar yaşamışlar. Dev mantarların üzerinden atlamış, gizemli mağaraları keşfetmişler. Sonunda, kaybolan sincabı bulmuşlar ve onu ailesine kavuşturmuşlar.
İkinci Macera: Korsanların Adası
Sena ve Baykuş Bilge, daha sonra korsanların adasına gitmişler. Burada, kötü korsan kaptanı Kara Sakal, adanın hazinesini saklamış. Sena, cesurca kaptanın karşısına çıkmış ve “Korsan kaptan, hazineyi adalılara geri ver!” demiş. Kara Sakal, Sena’nın cesaretine hayran kalmış ve “Tamam, küçük kız. Ama önce bir bilmeceyi çözmen gerekiyor,” demiş.
Sena, kaptanın sorduğu zor bilmeceyi zekâsıyla çözmüş ve hazine sandığını açmış. İçinde, adalıların çok değerli eşyaları ve mücevherleri varmış. Sena, hazinenin hepsini adalılara geri vermiş ve adalılar ona minnettarlıklarını sunmuşlar.
Üçüncü Macera: Gökyüzündeki Ejderhalar
Son olarak, Sena gökyüzünde uçan ejderhaların yaşadığı dağlara gitmiş. Burada, genç bir ejderha uçmayı öğrenmeye çalışıyormuş ama bir türlü başaramıyormuş. Sena, ejderhaya cesaret vermiş ve “Sen başarabilirsin! Sadece kanatlarını daha güçlü çırp ve rüzgarı hisset,” demiş.
Genç ejderha, Sena’nın sözlerini dinlemiş ve sonunda uçmayı başarmış. Ejderha, mutlulukla havada süzülürken Sena’ya teşekkür etmiş. Sena, gökyüzünde uçmanın ne kadar güzel olduğunu düşünmüş.
Sena, bu büyülü dünyada birçok macera yaşamış ve yeni arkadaşlar edinmiş. Ancak eve dönme vakti gelmiş. Baykuş Bilge, Sena’ya “Unutma, hayal gücün seni her zaman yeni maceralara taşıyabilir. Gerçek dünyada da hayal kurmaktan vazgeçme,” demiş.
Sena, kitaptan çıkıp tekrar odasına döndüğünde, yaşadığı maceraları hiç unutmayacağını biliyormuş. Her zaman hayal kurmaya devam etmiş ve belki bir gün yine Hayal Dünyası’na gitmenin yollarını aramış.
Ve masal burada sona ermiş. Sena’nın maceraları, onun hayal gücüyle her zaman devam edecekmiş.